Bu Blogda Ara

4 Nisan 2020 Cumartesi

DİZ PROTEZİ



Diz protezi nedir?
Değişik nedenler ile bozulan diz ekleminin,  ameliyatla metalden üretilmiş yapay eklem ile değiştirilmesi işlemidir.
 Diz Eklemi neden bozulur?
Gençlerde:
-Doğuştan kaynaklanan genetik hastalıklar
-Çocukluk çağında geçirilen diz eklem enfeksiyonu(Septik artrit),
-Tedavi edilmemiş eklem içi kırıklar sonrası,
-Osteonekroz hastalığı,
-Romatizmal hastalıklar sonrası
-Metabolik hastalıklar sonrası(Gut gibi)
-Hemofili hastalığına bağlı sık eklem içi kanamalar sonrası.
İleri Yaşlarda: 
-Özellikle 65 yaşından sonra yaşlılığa bağlı gelişir,
-Obezite(Şişmanlık)
-Romatizmal hastalıklara bağlı olarak diz protezi gerekebilir.

Diz Protezi ne zaman yapılmalıdır?
Kireçlenmeye bağlı diz protezi ameliyatı için 2 önemli gerekçe vardır.
1- Hastanın ağrısız yürüme mesafesinin 300 metrenin altına düşmesi veya
2- Her gün ağrı kesici ilaç kullanmak zorunda kalması halinde hastaya protez yapılmasının zamanı gelmiştir. Her gün ağrı kesici almak zorunda kalan hastalarda ilaçlara bağlı böbrek ve karaciğer hasarı meydana gelebilir.
Hastanın Yürüme mesafesinin artırılması ve ağrı kesici ihtiyacının önüne geçilebilmesi için protez yapılmasında fayda vardır.


Kimlere Diz Protezi Yapılamaz?
-Vucudunda aktif bir enfeksiyon odağı bulunan hastalara enfeksiyon geçinceye kadar protez yapılamaz
-Protez ameliyatını kaldıramayacak kadar genel durumu düşkün olan hastalara diz protezi yapılmaz.
Diz Protezinin Alternatif var mıdır?
Diz eklemi bozulduğu için yürüme güçlüğü çeken ve şiddetli ağrısı olan hastalara protez dışında eklem dondurma ameliyatı yapılabilir. Eklem dondurma ameliyatı fiziki olarak ağır iş yapan kişilerde tercih edilir.
PRP(Zenginleştirilmiş Plazma): Hastanın kendisinden alınan kanın özel bir makine yardımı ile serumunun ayrılması ile elde edilir. Aynı anda hastanın eklemine enjekte edilir. Protez ameliyatının yapılmasının belli bir süre geciktirebilir.
Viskosuplemantasyon( Yapay eklem sıvısı enjeksiyonu): Diz eklem kireçlenmesinde eklem içine yapılan enjeksiyonlar proteze alternatif değildir, sadece protez yapılması için gereken süreyi uzatarak hastaya vakit kazandırır.
Nem Potein-Glikozaminler ve Tip 2 kollajenler: Kıkırdak yıpranmasını yavaşlatma ve bazı hasarları onarma etkileri vardır. Ancay yagın kireçlenmede sadece protez ameliyatının geciktirirler. Hastayı ameliyat olmaktan kurtaramazlar.
Fizik Tedavi: Diz çevresi kasların güçlenmesi ve ağrının geçici olarak kesilmesi üzerinde faydaları olmakla beraber, kireçlenmeyi durduramaz, hastayı ameliyattan kurtaramaz, sadece vakit kazandırabilir.
Dizlik veya tabanlık kullanımı: Diz eklemine gelen yüklenmeyi azaltarak ağrıları azaltabilir, ancak kireçlenmeyi önleyemez, sadece vakit kazandırabilir.
Artroskopik eklem temizliği: Kireçlenmeyi önlemez, sadece eklem içinde temizlik yapılarak ağrı oluşumunu belirli bir süre azaltarak kişiye vakit kazandırabilir.
Yüksek Tibial Osteotomiler: Açısal deformiteye bağlı tek eklem aralığında kireçlenme bulunan 50-60 yaş arasındaki hastalarda tercih edilebilir. Kemik kesilerek yükün sağlam eklem yüzeyine gelmesi sağlanarak ağrıyı azaltabilir. Ancak ameliyat için belirli kriterlerin sağlanması gerekir. Her hastaya uygulanamaz.
Protez Çeşitleri nelerdir?
Diz protezleri total diz protezi ve unikondiler diz protesi olarak iki gruba ayrılır.
Total diz protezinde diz ekleminin hem iç hemde dış yüzeyleri değiştirilir. Total diz protezi de kendi içerisinde arka çapraz bağı kesen ve koruyan diz protezi olarak 2 tipdir. Hastaya ne tip protez konulacağına hastayı değerlendiren ortopedik cerrah karar verir.
Unikondiler diz protezi ise sadece dizin iç veya dış eklem yüzeyini değiştirir. Bu protezi amacı hastaya total diz protezi yapılana kadar vakit kazandırmaktır. Ancak Unikondiler diz protezinin uygulanabilmesi için katı kurallar vardır.(Hastanın yaşının genç olması ve kilosunun 85 in altında olması ve sadece tek eklem yüzeyi bozulması gibi). Bu kurallara uygu hasta sayısı oldukça sınırlıdır.


Nasıl Bir Ameliyat süreci geçiyor?
Tüm protez ameliyatı öncesinde hastaların tepeden tırnağa muayeneden geçirilerek vucudunda bir enfeksiyon odağı bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Bu neden ameliyattan önce tüm hastalarımıza Kan ve idrar tetkikleri yaptırıp sonuçların temiz olduğunu gördükten sonra hastayı ameliyata hazırlarız. Bu aşamada kan sulandırıcı ilaç kullanan hastalarda ilacın niteliğine göre 5 ile 10 gün öncesinde ilaç kesilerek bunun yerine kısa etkili kan sulandırıcı(düşük molekül ağırlıklı heparin) iğneler başlarız. Ameliyattan birkaç gün sonra kanama riski ortadan kalkınca hasta rutin eski tedavisine dönebilir. Kanamalı geçen ameliyatlarda hastaya kan nakli yapmak gerekebilir. Protez emeliyatı özel havalandırma sistemine sahip ameliyathanelerde yapılmalıdır. Standart ameliyathaneler diz protezi yapımına uygun değildir .
Hasta ameliyattan sonraki 12 saat içerinde mobilize edilerek yürütülür.
Ameliyat sırasında ve sonrasında ne gibi problemler(komplikasyonlar)  ortaya çıkabilir?
Diz protezi ameliyatı sırasında damar-sinir yaralanması, kemikte kırılma gibi problemler görülebilir. Ameliyattan sonra ise erken ve geç komplikasyonlar gelişebilir.


Erken komplikasyonlar: En sık enfeksiyon, derin ven trombozu,
Geç komplikasyonlar ise Ağrı ve protezin erken gevşemesidir. Bu komplikasyonlar gerekli tedbirler alınarak en aza indirilebilir ancak tamamen sıfırlamak mümkün değildir.
Total Diz protezinin ortalama ömrü 15 ile 20  yıl arasında değişmektedir. Ancak 25 yıla kadar dayanan protezlerde vardır. Protezin ömrü cerrahi tekniğe, konulan protezin türüne, hastanın aktivite düzeyine, kemik kalitesine ve kilosuna göre değişebilir.
 Protez ameliyatından sonra enfeksiyondan korunmak için ne yapılmalı?
Vucudunda protez bulunan hasta, ömrü boyunca enfeksiyon kapma riski taşır. Protezli hastalar diş çekimi-dolgu gibi işlemler dahil tüm cerrahi müdahalelerde işlemden önce koruyucu antibiyotik almak zorundadır.

3 Nisan 2020 Cuma

De Quevan Hastalığı



El bileğinde  tendonların sıkışması sonucu şiddetli ağrı ile ortaya çıkan bir hastalıktır. Genellikle 30-50 yaş aralığında görülür. De Quervan Hastalığı kadınlarda 10 kat fazla görülmektedir. Baş parmağı hareket ettiren tendonlar bilekte sıkışmaya uğrar. Tendonların üzerinden geçen bant şeklindeki yapı kalınlaşarak tendonların hareketinin ağrılı olmasına yol açar.  Sebep genellikle aşırı kullanma ve romatizmal hastalıklar olup hamilelik döneminde de vucutta su tutulmasına bağlı olarak görülebilir. Hamilelik döneminde görülen De Quervan Hastalığı genellikle hamilelik sonra geçer.

Hastalar genellikle hekime başparmak tarafında bilekte oluşan ağrı ile gelir. De Quervan Hastalığının tanısı klinik muayene ile kolayca konulabilir.
Baş parmak avuç içine alınıp el bileği aşşağı doğru eğildiğinde şiddetli ağrı hssedilmesi De Quervan tanısını koydurur.

Tedavi:
De Quervan Hastalığı öncelikle baş parmağın istirahate alınması ve ödem çözüzü ilaç tedavisi verilmesi ile başlanılır. Birkaç haftalık bu tedaviden fayda görmeyen hastalara, tendon kılıfı içerisinde steroid içeren ilaç enjeksiyonu yapılabilir. Anca cilde yakın yerlerde steroid enjeksiyonu deride incelme ve kalıcı lekeye yol açabilir.Bütün bu yöntemlerden fayda görmeyen hastalarda tendon kılıfının gevşetilmesi ameliyatı ile tedavi edilebilir.  


Çocuklarda Ön Çapraz Bağ Yırtığı


Günümüzde çocukların daha erken yaşlarda artan oranda spora başlaması ile ön çapraz bağ yırtığı sıklığı çocuklarda artmaktadır. Çocuklarda ön çapraz bağ yaralanması sıklığı tüm toplumda görülen yaralanmaların %2-3 ü kadardır ve gün geçtikçe bu oran artmaktadır. Çocuklarda ön çapraz bağ yırtığı erkek çocuklarda daha fazla görülmektedir.


Ön çapraz bağ yırtığı oluş mekanizması:
Çocuklarda görülen ön çapraz bağ yırtığının oluş şekli erişkinlerdeki ile aynıdır. En sık sıçramalı sporlarda yere düşerken ters basma sonrası dizde burkulma ile ön çapraz bağ yırtığı oluşurken,  dize gelen ileri dereceli her türlü zorlayıcı kuvvette ön çapraz bağ yırtığı yapabilmektedir.
Ön Çapraz bağ yırtığı bulguları:
Ön çapraz bağ yırtığı iki şekilde hekime gelir.
Birincisi akut dönem: Yaralanmadan hemen sonra hekime geldiğinde Dizde şişlik şiddetli ağrı ve eklem içi kanama saptanır, hasta dizinden kopma sesi geldiğini ifade edebilir.
İkincisi kronik dönem: Yaralanmadan aylar veya yıllar sonra dizde boşalma ve güvensizlik şikayeti ile doktora gelir.
Çocuk ön çapraz bağ yaralanmaları 2 türlü oluşur. Birincisinde sadece ön çapraz bağın koptuğu yaralanmalar, ikincisinde ise ön çapraz bağın yapıştığı kemiğin kopması sonrası oluşan yaralanmalardır.
Ön çapraz bağ yırtığının tanısı:
Muayene ile tanı konabilir. Ön çapraz bağ için özel testler vardır. Bu testlerin pozitif olması tanıyı koydurur ancak muayene ile kırık olup olmadığı anlaşılamaz. Direk çekilecek diz röntgeninde kemik kırığı olup olmadığı değerlendirilebilir, ayrıca çocuklarda bulunan büyüme kıkırdağının durumu hakkında da röntgen bilgi verir. Ancak MR mutlaka çekilmelidir. MR eklem içindeki bağın durumunu en net gösteren tetkik olmanın yanında başka yapılarda da eşlik eden yaralanma olup olmadığını ayırmayı sağlar. Ön çapraz bağ yırtığı ile birlikte %30-50 oranında eşlik eden menisküs yırtığı da vardır.

Çocuklarda Ön çapraz bağ yırtığının tedavisi
Ön çapraz bağ yırtığı saptandığında tedavi edilmediği takdirde tekrarlayan boşalmalar sonrası menisküs yırtığı oluşma riski fazladır. Bu nedenle ön çapraz bağ tamiri yapılmalıdır. Ancak çocuklarda erişkinlerden farklı olarak büyüme kıkırdağı henüz kapanmadığı için erken yaşta yapılacak ameliyatlar ile büyüme kıkırdağının erken kapanmasına yol açabileceği bunun da dizde büyüme kusuruna yol açabileceği belirtilmektedir. Bu durumda dizin egzersiz tedavileri ile güçlendirilerek çocuğu yaşı ilerleyene kadar dizde oluşabilecek ek yaralanmaları önlemek, sonrasında büyüme kıkırdağının kapanmasına yakın ise ön çapraz bağ tamirinin yapılması en doğru seçenektir. Ancak profesyonel sporcularda spora uzun süreli ara vermenin yaratacağı olumsuzluğun önüne geçmek için derhal ön çapraz bağ tamiri ameliyatı yapılabilir. Büyüme kıkırdağı açık olup büyüme potansiyeli devam eden çocuklarda ön çapraz bağ ameliyatı erişkinlerden farklı teknikler ile yapılmaktadır. Tekniğe uygun yapıldığında büyüme kusuru oluşmamaktadır.


2 Nisan 2020 Perşembe

Spor Yaralanması Sonrası Diz Posterolateral İnstabilite

TIRNAK BATMASI



Tırnak batması tırnağın etin içine doğru büyümesi ile oluşur. Tırnak batmasının birçok sebebi mevcuttur. Bunlarda en sık olanı yanlış tırnak kesim tekniği, mantar hastalıkları ve yanlış ayakkabı seçimidir.
Her yaşta görülebilmektedir. En önemli bulgusu ağrıdır. Tırnak batması 3 aşamadan oluşur
1.Aşama Ödem fazıdır: Bu dönemde kızarıklık, şişlik ve hasiyet vardır. Bu dönemde ılık sabunlu su ile her gün yıkanması, kapalı ayakkabı giyilmemesi, aktivite kısıtlanması ile 2-3 hafta içinde kendiliğinden düzelebilir. Uzun dönemde sık sık tekrarlayabilir, bu dönemde batan tırnak kısmının dışarı doğru büyümesinin sağlanması nüksü önler. Bunun için en basit yöntem batan kısmın altına her gün kademe kademe artırılarak pamuk sıkıştırılması yöntemidir. Tel takılması da diğer bir yöntemdir.
2. Aşama Abse fazıdır: Bu dönemde kızarıklık, şişlik ve hasiyete ek olarak tırnak yatağı kenarında abse oluşur. Kısa sürede enfekte akıntı başlar. Bu dönemde yürüme oldukça zor ve ağrılı olabilir. Bu dönemde cerrahi tedavi yapılmamalıdır. Ilık sabunlu su ile her gün ayağın 10-15 dakika yıkanması ve antibiyotik tedavisi  yapılır. Başlangıçta geniş etkili antibiyotik ile tedaviye başlanır. Bu arada akıntılı sıvıdan kültür için sürüntü sıvısı alınır. Eğer süreç içerisinde ilk verilen antibiyotik başarılı olmaz ise 3-4 gün sonra çıkacak  kültür sonucuna göre antibiyotik tedavisi yeniden gözden geçirilir.
3. Aşama Granülasyon fazıdır: Bu dönemde tırnak kenarında kabarık kronik bir doku meydana gelir. Zaman zaman akut alevlenmeler ile abse fazına dönebilir. Bu dönemde artık su banyosu ve antibiyotik tedavisi ile başarı elde edilemez. Bu nedenle cerrahi olarak batan kısmın çekilmesi ve kronikleşen dokunun çıkarılması işlemi uygulanmalıdır.




Tırnak Batmasının Cerrahi tedavisi:
Tırnağın tamamının çekilmesi:

Eğer tırnak yapısal hastalıklar nedeni ile ileri derecede deforme oldu ise ve ilaç tedavisi ile tedavisi mümkün değilse yeniden sağlıklı tırnağın çıkmasını sağlamak amacı ile tırnak tamamen çekilebilir. Tırnağın tekrardan çıkmasının istenmediği tırnak deformitesine yol açan hastalıklarda tırnak  matriksi denilen büyüme dokusu tahrip edilerek tırnağın yeniden çıkması engellenir. Aksi takdirde tırnağın sağlıklı olarak yeniden çıkmasının planlanması durumunda matriksin zarar görmemesi gerekir.

Tırnağın Kısmi çekilmesi:

En sık tercih edilen yöntemdir. Tırnağın batan kısmı çekilir ve batan kısmın yeniden çıkmasını engellemek için kısmi tırnak matriks tahribatı yapılarak batma önlenmeye çalışılır. Batma iki taraflı ise bu işlem tırnağın her iki kenarına da aynı anda uygulanabilir. Çekilen kısımdaki granülasyon dokusu da cerrahi olarak temizlenerek dikiş ile yaklaştırılır. Yaklaşık 20 günlük pansuman tedavisi sonrası dikişleri alınarak normal ayakkabı giymeye başlanılabilir.